Bugünlerden Yarınlara…

Dün, Ulaştırma Bakanlığı’nın AB projesi olan “Hareket Kısıtlılığı Olanların Taşımacılık Hizmetlerine Erişim Projesi”nin bir Çalıştayına katıldım. Çalıştaydaki oturumumuzda,  engelli uzmanlar ile birlikte olma ve onları dinleme fırsatını yakaladım. Bu uzmanlar,  isimlerini daha önce duymadığım “Engelli İnsan Hakları Derneği”, “Toplumsal Haklar ve Araştırma Derneği” gibi derneklerin temsilcileriydi. Şehiriçi ulaşımında engellilere yönelik yapılanlar ama çoğunlukla yapılmayanların, engelliler tarafından yorumlanışı dikkat çekiciydi.

Bakış açısının, anlayış birlikteliğinin, hayata dair küçük bir dokunuşun, toplumsal mutluluğun oluşumunda önemli olduğu ve medeniyetin küçük detaylarda olduğu vurgulandı…

Karşıtlarla olan ilişkilerimiz, engelsizin engelli ile, erkeğin kadınla, gencin yaşlıyla, inaçlının inançsızla vs. vs. ilişkisi, bu küçük detaylarda gizli değil mi?

Birlikte yaşadığımız gördüğümüz ama görmediğimiz ya da görmezden geldiğimiz, dikkate almadığımız, dinlemediğimiz kimi zaman yok saydığımız bu karşıtlar, bize bizi yansıtıyor, bakış açılarımızı ortaya koyuyor. Kendimizi tanıdıkça, kabullendikçe ve sevdikçe, kendimiz dışındakilere (dışında gördüklerimize) de saygılı oluyoruz; sözlerle, hal ve hareketlerle, yaklaşımla.

Kabul, her şeyi onay anlamına gelmiyor, bir tür mücadelesiz mücadele, eylem hali içinde olmayı getiriyor. Yani olduğunu söyleme, kendini ifade, gerçekleştirme hali…Ne ise O’nu.

Engelsiz hayatlara, bugünlerden yarınlara…

Bahar ile Behçet

“Behçet’cim bak hava günlük güneşlik, aşıkların sevenlerin kalbini yansıtmış, parıldıyor, ışık saçıyor. Ee tabi bugün sevgililer günü boşuna mı? Yıllar oldu evleneli sevgilim. Çoluk çocuk derken torunlar, dizi dizi. Biz hergün sevgiliyiz, bize her gün sevgiler günü di mi Behçet’cim? Behçeeet, yine tüylerini parlatıyorsun beni dinlemiyorsun sen?”

“Bahar’cım kulağım da, kalbim de sende,senle inan bana Aşkım, Bahar’ım ”

Bahar ile Behçet

 

Söz Gümüş’se – 7

” Gümüş’ten Merkeze, Gümüş’ten Merkeze…
Merkez rotam kokulardı, takip edip sarsılmadan indim, başarılı bir iniş oldu. Kapsülümden çıkmak için zaman kolluyorum, neyseki ortalıklarda kimseyi göremedim. Merkez beni duyuyor musun? Merkez…?? Kokular üzerindeki araştırmam için koordinat bekliyorum Merkez.
Benden günah gitti valla Merkez’den ses yok. Artık ben kendimce yani kedice yapacağım, hadi bakalım ver patini Dünya …”Kapsül -1Kapsül-2